• Konteynerleri hangi gemiye yüklüyoruz?

    Konteyner teknolojisini uzun süredir konuşuyoruz, bilgi işlem alanında çalışanlarının çok daha ilgili olarak araştırdığı, artarak hayatlarının bir parçası olmaya başlayan bu teknoloji, artık tam anlamıyla bizimle birlikte. Ancak hepimizin kafasında hala oturmayan bir temel çalışma prensibi problemi var.

    Öncelikle bu teknolojiye neden ihtiyaç duyuyoruz? Çünkü hızlı, etkili, minimum zaman kaybı ve etkili çözümler bulmak her alanda en önemli önceliklerimiz haline geldi, her şey çok hızlı olması gereken bir çağda yaşıyoruz.

    Konteynerleştirme, sanallaştırmaya alternatif veya yardımcı olarak yazılım geliştirmede önemli bir trend haline geldi.

    Herhangi bir sistem tutarlı bir şekilde çalışabilmesi için yazılım kodunu ve tüm ilişkili dosyaları paketlemeyi sağlar. Dediğimiz gibi teknoloji hızla olgunlaşıyor, artan bir ivmeyle gelişiyor, bu paketleme yapısı da geliştiriciler, operasyon ekipleri ve genel yazılım altyapısı için ölçülebilir faydalar sağlıyor.

    Konteynerleştirme, geliştiricilerin uygulamaları daha hızlı ve güvenli bir şekilde oluşturmasına ve paylaşmasına olanak tanır. Geleneksel yöntemlerle kod, yeni bir konuma aktarıldığında genellikle hatalarla karşılaşır. Örneğin geliştiricinin kendi Mac bilgisayarında geliştirdiği bir uygulamayı, kurumun sisteminde farklı işletim sistemine sahip bir sanal makinada çalıştırdığında hatalar ortaya çıkabilir. Konteynerleştirme, uygulama kodunu, çalışması için gerekli olan ilgili yapılandırma dosyaları, kitaplıklar ve diğer ilişkili dosyalarla birlikte paketleyerek bu sorunu ortadan kaldırır. Bu tek yazılım paketi veya “konteyner”, ana bilgisayar işletim sisteminden soyutlanmıştır ve bu nedenle tek başına duru ve taşınabilir hale gelir. Herhangi bir platform veya bulutta sorunsuz bir şekilde çalışabilir.

    Konteynerler makinenin işletim sistemi kernelini paylaşırlar ve her uygulamanın bir işletim sistemini ilişkilendirme ek yükünü gerektirmezler. Konternerler, kapasite açısından bir sanal makineden daha küçüktür ve daha az başlatma süresi gerektirir, bu da çok daha fazla konyetnerin tek bir sanal makineyle aynı işlem kapasitesi üzerinde çalışmasına olanak tanır. Bu, daha yüksek sunucu verimliliği sağlar ve karşılığında sunucu ve lisans maliyetlerini azaltır.

    Basitçe konteynırlar esneklik ve taşınabilirlik sağlar. Geliştirme süreçlerini kolaylaştırdığı gibi marka bağımlılığını da ortadan kaldırır.

    Bir liste halinde konteynerleştirme faydalarını toplamak gerekirse;

    • Farklı platformlar ve bulutlar arasında taşınabilirlik,
    • Sanal makinelere göre çok daha az kaynak kullanarak ve bilgi işlem kaynaklarından daha yüksek kullanım sağlayarak verimlilik .
    • Geliştiricilere sağlanan çeviklik,
    • Yapılan geliştirmelerin ve iyileştirmelerin uygulanmasında çok daha yüksek hız,
    • Artırılmış güvenlik,
    • Daha hızlı uygulama başlatma ve daha kolay ölçeklendirme,
    • Sanallaştırılmış altyapılarda veya çıplak metal sunucularda çalışma esnekliği.
  • Nesnelerin İnterneti sizin hayal gücünüz kadardır..

    Hayatımızın her noktasında bir şekilde karşımıza çıkmaya başlayan, haberlerde, sosyal medyada, Youtube videolarında, makalelerde ve hatta günlük sohbetlerimizde bile yapay zeka, nesnelerin interneti ve blockchain gibi teknolojileri konuşur olduk, bunların etkileri hayatımızı direkt veya dolaylı olarak görülmeye başladı bile. Bu teknolojiler logaritmik bir artışla hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek, basit bir sorunda bile, youtube videosunda anlatılanları yemek tarifi izler gibi takip edip, uygulayarak herkesin çözebileceği günler yaşıyoruz.

    Bu yazıda bahsettiğim teknolojilerden birini, nesnelerin interneti, namı değer IOT’yi (Internet of Things) sizlerin günlük veya iş hayatınızdaki sorunlarınızda nerelerde kullanabileceğinizi hayal etmeniz için basitçe açıklamaya çalışacağım.

    Nesnelerin internetinde temel olarak fiziksel nesnelere gömülü sensörler ve hareket sistemleri, kablolu ve kablosuz ağlar aracılığıyla birbirine bağlanır”

    IoT çok eski temellere dayanmıyor gibi gözükse de 1800 yıllarının sonunda başlayan ve nesnelerin interneti konusu ile çokça karıştırılan makine öğrenmesi temellerine dair çalışmalar aynı zamanda IoT nin temelleri olarak da görülebilir.

    • 1832 yılında Rusya’da Baron Schilling tarafından bir elektromanyetik telgraf yaratıldı ve 1833’te Carl Friedrich Gauss ve Wilhelm Weber, Almanya’nın Göttingen kentinde 1200 m mesafeden iletişim kurmak için kendi kodlarını icat ettiler.
    • 1844 yılında Samuel Morse, ilk mors kodlu halka açık telgraf mesajını “Tanrı neyi yarattı?” olarak Washington’dan Baltimore’a gönderdi.
    • 1926 yılında Nicola Tesla bir röportajda kablosuz bağlantı mükemmel bir şekilde uygulandığında, tüm dünya devasa bir beyne dönüştürülecek demiştir.
    • 1964 yılında Marshall McLuhan elektrikli medya aracılığıyla, şehirler de dahil olmak üzere önceki tüm teknolojilerin bilgi sistemlerine dönüştürüleceği bir dinamik oluşturuyoruz demiştir.
    • 1974 yılında aslında çok şey borçlu olduğumuz TCP / IP protokol ortaya çıkmaya başlamıştır.
    • 1989 yılında gelmiş geçmiş en büyük devrim olan internet ağına erişmemizin temeli olan World Wide Web Tim Berners-Lee tarafından öneriliyor.
    • 1990 yılında ilk IoT cihazı olarak da kabul edilen internet üzerinden açılıp kapatılabilen bir ekmek kızartma makinesi John Romkey tarafından Ekim ’89 INTEROP konferansı için geliştirildi.
    • 1991 yılında ilk web sayfası Tim Berners-Lee tarafından oluşturuldu
    • 1997 yılında IoT teknolojisinin en önemli bileşenlerinden  biri için Paul Saffo’nun ileri görüşlü makalesi yayınlanıyor “Sensörler: Yeni Bilgi Teknolojileri Yenilik Dalgası”
    • 1998 yılında inTouch adında, MIT’de bir proje Scott Brave, Andrew Dahley ve Profesör Hiroshi tarafından geliştirilmiştir. inTouch dokunma yoluyla kişilerarası iletişimin yeni biçimlerini keşfetme projesidir. https://vimeo.com/44537894
    • IoT için en önemli yıllardan biri 1999, Nesnelerin İnterneti terimi, Auto-ID Center’ın yönetici müdürü Kevin Ashton tarafından ortaya atılmıştır. Neil Gershenfeld, Nesneler Düşünmeye Başladığında adında kitabında benzer şeyler hakkında konuşuyordu.
    • 2000 yılında, LG ilk İnternet buzdolabı planlarını duyurdu.
    • 2003 – 2004 Cooltown, Internet0 ve Disappearing Computer girişimi gibi projeler bazı fikirleri uygulamaya çalışıyor ve Nesnelerin İnterneti terimi ilk kez kitap başlıklarında görünmeye başlıyor.
    • 2005 yılında Birleşmiş Milletler Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ITU konuyla ilgili ilk raporunu yayınladığında IoT başka bir seviyeye ulaştı. “Bilgi ve iletişim teknolojileri dünyasına yeni bir boyut eklendi: herhangi bir zamanda, herhangi bir yerden herkes için bağlantı, artık her şey için bağlantıya sahip olacağız. Bağlantılar çoğalacak ve tamamen yeni bir dinamik ağ ağı oluşturacak – Nesnelerin İnterneti “
    • 2008 – 2009 resmi olarak nesnelerin interneti teknolojisi doğdu. Akıllı telefonların, tablet PC’lerin vb. büyümesine atıfta bulunularak 2010 yılında İnternet’e bağlı cihaz sayısı 12,5 milyara çıkarılırken, dünyanın insan nüfusu 6,8 milyara çıkarak, tarihte ilk kez kişi başına 1’den (tam olarak 1.84) fazla cihaz.
    • 2008, ABD Ulusal İstihbarat Konseyi, Nesnelerin İnternetini 2025’e kadar ABD çıkarları üzerinde potansiyel etkileri olan 6 “Yıkıcı Sivil Teknolojiden” biri olarak listeledi.
    • 2010: Çin Başbakanı Wen Jiabao, IOT’yi Çin için kilit bir endüstri olarak nitelendiriyor ve bu alanda büyük yatırımlar yapmayı planlıyor.

    Tarihi olarak nesnelerin interneti bugünlere nasıl geldi kısa bir hikayesiydi bu, şimdi hayal etme kısmına gelelim. Nesnelerin interneti RFID sistemleri, sensörler, internet ağı, görüntü işleme, sunucu – storage teknolojileri gibi çeşitli alanların gelişiminden dolaylı olarka etkilenmektedir. Şuan tasarlamaya çalıştığım IoT projelerinde de sık sık yaşadığımız karmaşıklık da bu dallı budaklı yapıdan geliyor aslında. Bu tarz bir proje için çalışırken bu projeden fayda görecek iş birimleri, bilgi teknolojileri birimleri ve projenin alanına bağlı iş güvenliği birimi, idari işler vb gibi ekiplerin de dahil olması gerekiyor.

    Eğer sadece kişisel amaçlarınızla da benim gibi IoT teknolojisini kullanmaktan keyif alıyorsanız bile içine girdiğinizde çok farklı alanlarda en azından temel bilgileri bilmeniz gerektiğini göreceksiniz. Örneğin kitap okumaktan sonra yataktan kalkıp, odanın ışığını kapatmak her zaman zor gelmiştir, bunun için standart bir kullanıcı olarak çeşitli markaların hazır IoT teknolojisiyle geliştirilmiş elektrik anahtarlarını alıp hemen takabilir veya aşağıdaki linkteki videoyla başlayarak kendi sisteminizi kurmaya başlayabilirsiniz.

    Geçtiğimiz yıllarda en keyif aldığım sunumlarımdan birini Kayseri’de bir iftar öncesi 10 dk olarak yapmıştım, Kayseri’de yaşayan insanların ilgisini çekebilecek konularda gerçekleştirilmiş IoT projelerini anlatmaya başladım sunuma, ardından işte IoT tam olarak şuan beyninizde canlanan ben o zaman bizim evdeki – şirketteki şu sorunu böyle çözerim dediğiniz fikri gerçekleştirecek teknoloji demiştim.

    Nesnelerin interneti size iş yerinizde iş kazalarını minimize etmenize, kalp krizi geçirdiğinizde direkt olarak ambulans çağıran, tehlikeli bir gaz ortaya çıktığında bunun bilgisini istediğiniz yere veren ve aynı zamanda sizin haberiniz bile olmadan başka bir sistemle konuşarak havalandırmayı çalıştırarak sizi bu gazdan zehirlenmekten kurtaran, arabanız eve yaklaştığında otomatik olarak kombiyi çalıştıran ve hatta yatağınızda yatarak üşengeçlik yaparak odanın elektriğini kapatmanızı sağlayan bir teknolojidir. GERİSİ TAMAMEN SİZİN HAYAL GÜCÜNÜZ.

  • Blockchain işinde para var diyorlar?

    Bu yazıda uzman olduğum bir alan olmasa da temelde yaptığım araştırmalar ve anlatacağım yetenekleri sayesinde bir çok teknolojiye hem katkı hem değer verecek blockchain teknolojisini açıklamaya çalışacağım.

    Blockchain dediğimizde çoğumuzun aklına bitcoin dolayısıyla yeni bir para birimi, hızlı para kazanma, bitcoinden battık gibi cümleler ve kavramlar gelse de aslında blockchain yetenekleri ve sunduğu imkanlardan dolayı kullanım alanlarından bir tanesi dijital para birimleri olabilen bir veri saklama yöntemi diyebiliriz,

    blockchain1

    Blockchain mimarisinde temelde bilinmesi gereken bazı kavramlar var;

    • Blok,
    • Hash,
    • Transaction,
    • Madencilik,

     

    • Blok: Zincir içerisinde veriler, blok adı verilen dizilerde saklanır ve her birinde farklı bir işleme ait veriler şifrelenmiş şekilde saklanır. Örneğin göndericinin adı , gönderilen tutar gibi bilgilerden her biri bir bloktur.

    Bu bloklar tüm ağdaki herkese dağıtılır ve herkeste aynı şifreli bilgiler bulunur.

    Blockhain i oluşturan zincir içerisinde veriler blok adındaki dizilerde saklanır, her bir blok farklı bir işlemi, farklı bir süreci temsil etmektedir, bu bloklar birbirleriyle hem ilişkili şekildedir hem de verileri belirli algoritmalarla şifreli şekilde saklarlar.

    Blockchain içerisinde çeşitli ağlar vardır, bloklar bu zincire ait tüm ağa dağıtılır ve dağıtık yapı sağlanmış olur, blockchain yapısından kaynaklı herkeste verinin erişilebilir olması tehlike sanılabilir ancak hash adı verilen blok üzerindeki verilere ait bilgileri özet halinde tanımlayan ve zincirin tamamında bloklar üzerinde birbirine bağlantılı olarak bu yapının devam etmesi, bir değişikliğin tüm zincir yapısını bozacağından ve  yapılacak bir değişikliği takip etmek kolay olacağından, değişiklik yapılması çok zordur, aynı zamanda ağ üzerinde dağıtık yapı ile bir noktada değişiklik yapılsa da ağ üzerindeki tüm bilgiler değişmesi neredeyse imkansız olduğundan veri güvenliği sağlanmış olur.

    blockchain2

    Madencilik ise yapılan işlemler sonucu oluşan yeni blokta oluşturulacak hash i bir önceki bloktaki hash i analiz ederek yeni hash yaratılmasının sağlanmasıdır, bir madenci analizi önce tamamlar ve bunu ağdaki diğer madenciler ile paylaşırsa diğer madenciler bu blok üzerine çalışmayı bırakır.

    • Hash; Blok üzerinde gerçekleşen işlemlerin listesinin rakamlar ile oluşturulmuş özetidir. Bu özet yeni oluşturulan blok ile zincirin sonuna eklenir,
    • Madencilik;  Blok üzerindeki işlemleri ve blok sonunda bulunan hashleri analiz ederek yeni hash yaratılmasını sağlayan işlemlere verilen isimdir.

    Bu kadar yoğun veri akışının hem saklanması hem de işlenmesi sürecinde ramlerin yeterli olup olmayacağı yönünde araştırmalar var, ancak işlem görmemiş bir veriyi 80 byte, her 10 dk da yeni blok oluşturulduğunu varsayarsak 80*6*24*364= 4.2MB yıllık bir verinin kapladığı alan olur, bu günümüz bilgisayar donanım teknolojisi imkanlarında hem GB lar seviyesindeki ram kapasitelerinden dolayı işlenme anında hem de gelişme depolama üniteleri ve yöntemleri ile kapladığı alan anlamında da sorun olmayacaktır.

    Nasıl çalışır?

    Yeni bir işlem veya düzenleme geldiğinde bir önceki bloktan gelen hash ve anahtar ile doğruluğu ve güvenilirliği kontrol edilir, onaylandığında yeni blok da zincire eklenir.

    blockchain3

    Blockchain mimarisinde fark yaratan 2 çok önemli özellik vardır, diğer özellikleri de aslından temel bu 2 özelliğin alt başlıklarıdır diyebiliriz,

    1. Dağıtık ağ; Aşağıdaki görseldeki gibi bir bilgi ağdaki tüm merkezlere dağıtılır, böylece erişilebilirlik ve güvenilirlik artar, basit bir örnekle şöyle düşünebiliriz, ben Mehmet’ten borç aldım, eğer bunu sadece Mehmet ve ben bilsek ileride ben bunu inkar edersem, Mehmet’in bir kanıtı olmaz, ama bu borç alma işlemini bir grubun ortasında yaparsam benim aldığım para, miktarı, ne zaman ve neden aldığım gibi bilgiler tüm gruptaki kişilerde olacak.

    blockchain5

    2. İstikrarlı yapı; Alttaki şablon zinciri temel anlamda anlatmak için uygun, dediğim gibi bloklar var, hepsinde işlemlere ait bilgiler, bir önceki blokla ve dolayısıyla ondan önceki tüm bloklarla ilişikte olmasını sağlayan hash ve o blok için üretilen hash kaydı var.

    blockchain6

    Dediğim gibi dağıtık yapı büyük bir avantaj, ayrıca değiştirme imkanının neredeyse imkansız olmasından, istikrarlı – güvenilir yapısı da bir avantaj, günümüzdeki noterler gibi onay merkezi olan kurumlara ihtiyacı ortadan kaldıracak, çünkü bir kişi veya merkez onayındansa ağ üzerindeki herkesin bildiği bir onay mekanizması olacaktır.

    blockchain7

    Dezavantajları da var elbette, çok zor olsa da bir zincire ait ağda bir grup %50 den fazla madencilik işlemlerini kontrol ederse, o zincire ait ağı manipüle etme şansı doğar,

    Değişiklik ihtiyacı olursa yapısı gereği değişiklik zor olduğundan kayıtlı blokta değişiklik zordur anca yeni bir blok ile revize yapılmalıdır,

    Veriye erişim için kullanılan özel anahtarları kaybeden kişilerin verilerine erişememe durumu vardır,

    Madencilik yapılırken bir madenci hash i çözüp paylaştığından o sırada o blok için uğraşan diğer madenciler boşa çalışmış olur, bu durumda gereksiz enerji tüketimi olur.

    Çok kısaca aşağıdaki görseldeki gibi zincir ağlarından da bahsetmek isterim, izin verilen ve izin verilmeyen olarak adlandırılan temel ağ çeşitleri vardır, bir de konsorsiyum adı verilen duruma göre değişebilen ağ yapıları vardır, burada izin verilmeyen ağ belirli bir grubun erişmeye izni olan ve erişilebilirliliği sınırlı olması gereken ağlarda kullanılır.

    blockchain10

    Basitçe araştırmalarım ve incelemelerime göre Blockchain hakkındaki bilgileri paylaştım, elbette blockchain hakkında bundan çok daha fazla detay bulmak ve öğrenmek mümkün, günümüzdeki gibi internet üzerinden işlemlerin artması, tüketimin artması ile ticari işlemlerin artması, nüfus sayısı ve yoğunluğundan doğan işlem sayılarının artması, veri güvenilirliğinin büyük bir sorun haline gelmesi gib bir çok problemi çözebilecek bir teknoloji Blockchan, dijital para olarak para transfer süreçler, gümrük işlemleri, noter gibi onay mekanizması gerektiren süreçler ve sürekli karmaşıklaşan tedarik zincirleri gibi çok fazla alanda kullanım imkanı var,

    Biraz spoiler vermek olabilir, la casa de papel son sezonu izlemeyip ama izlemeyi düşününler yazıyı şuan kapatmalı 🙂

    Altınların yanı sıra kasadan çıkardıkları gizli verileri dünyanın en iyi saklanan noktalarından birinden bile çalmayı başardılar, yukarıda bahsettiğim gibi herkese açık, gizli ağlar gibi imkanlar bulunuyor, gizli bir ağ dizideki gibi içerisinden belgelerin çalınabildiği en iyi korunan kasalardan bile daha güvenilir bir yapı sunacaktır.

    blockchain8

  • Satış öncesi planlama yaparken kullanılan Presales araçlarını hakkında webinar:

  • IBM Maximo ile verimlilik artışı

    IBM Maximo envanter yönetimi yeteneğiyle bilinen bir çözüm, temel anlamda tüm kavram, çalışan ve varlıklar da kurumların yapısına bağlı birer envanter olduğundan doğru bir tabir.

    ibmmaximo

    -Peki envanter nedir?

    Bir ticaret kuruluşunun para, mal ve diğer varlıkları, genel olarak borçlu ve alacaklı durumları, nicelikleri ve değerleri.

    -Yönetim nedir?

    Hepimizin günlük tabirde kullandığı “Çekip çevirmek”tir.

    Adına envanter, varlık veya değer yönetimi ne dersek diyelim, bu kavramları yönetmenin faydası nedir?

    • Kuruluşların eskiyen, hantallaşan altyapılardan veya insan varlıklarına dayanan zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olur.
    • Mevcut değerleri kullanımında verimlilik sağlar.

    Temel olarak IBM Maximo aşağıdaki sektörlere odaklanır, ancak belirttiğim gibi, değer olarak gördüğünüz, yöneterek verimlilik sağlayacağına inandığınız tüm sektör veya projelerde Maximo ile bunu sağlayabilirsiniz.

    • Altyapı
    • Üretim
    • Ulaşım
    • Gayrimenkul

    Temel yapıda aşağıdaki 6 adet yönetim modüllerini içerir:

    • Varlık yönetimi
    • Hizmet yönetimi
    • İş yönetimi
    • Sözleşme yönetimi
    • Envanter yönetimi
    • Satınalma yönetimi

    Daha net olması adına firma isimlerini değiştirerek bir kaç örnek proje ile açıklamaya çalışacağım,

    -Örnek 1:

    Merkezi İngiltere’de bulunan Mr Brown Kimya firması:

    1554764686809-gokturk-kimya-ozel-dersleri-2018-9-14-13-37-10

    Sorun: Operasyonlarında kapsamlı ve karmaşıklıkta hızlı büyüme, farklı 8 adet lokasyonları bulunmakta ve özellikle bu hızlı büyüme sürecinde lokasyonlar arasında envanterler, iş süreçleri ve ödeme işlemlerini düzenli takip edebilmek istemekteler,

    Karmaşıklığı ortadan kaldırıp, kolay yönetim ve verimlilik artışı için IBM Maximo süreç, envanter takibi ve ödeme işlemlerine entegre edildi.

    Sonuç :

    • Entegre satın alma sistemi ile harcamaların kontrolü
    • Operasyonel süreçlerin yönetimi ve uyumluluğunda kolaylık
    • Lokasyonlar arası en iyi çözümlerin paylaşımını kolaylaştırarak operasyonel verimlilik sağlandı.

    -Örnek 2:

    Hollanda’da bulunan, Sütçü İmam Havalimanı:

    224_Masterplan_Schiphol_N16_a3.0

    Sorun: Büyük bir hava limanı müşterileri daha fazla konfor, esneklik ve servis hizmeti talep ediyor, iç süreçlerde yavaşlık var,

    IBM Maximo ile asansör, yürüyen merdiven gibi mekanik sistemlerin durumlarının takibi, uçuşların programlanırken uçak, kapı, otobüslerin takibi, çöplerin ve tuvaletlerin günlük temizliklerinin takibi gibi çok farklı bir çok olay ve varlık takip edilerek bunların neredeyse her zaman en iyi durumda bulunması sağlanıyor,

    Sonuç :

    • Mekanik sistemlerin arıza takibi sayesinde erişilebilirlik artışı
    • Süreçlerin takibinde verimlilik
    • Müşteri memnuniyeti

    -Örnek 3:

    BEST Project Proje yönetimi firması:

    Sorun: Müşteri talepleri projeden projeye, sektör, projenin yapıldığı ülke, kişilere göre çok fazla değişmekte ve firma bunların hepsine hızlı ve kaliteli çözümler sunmak zorunda,

    Özellikle IOT sistemlerinden, mekanik envanterlerden gelen verilerin yönetimi, bu verilerle envanterlerin ve IOT sistemlerinin verimli kullanımı firma için çok önemli,

    IOT sistemleri sensörler sayesinde sürekli veri üretmekte ve bu verilerin anlamlandırılıp, arıza, tehlikeli durum vs. gibi bir çok durum veya yapının optimize edilmesi için takip edilmesi gerekmektedir,

    Burada envanter sensörlerden elde edilen veriler, Örneğin firmanın gerçekleştirdiği bir projede:

    Çin’de 4 – 16 yaş arası çocukların olduğu bir özel okulda hava kalitesi sorunu yaşanmaktadır, oksijen seviyesi, hava kalitesi bilimsel araştırmalara göre öğrencilerin en verimli olduğu seviyede tutulmak isteniyor, oksijen sensörlerinden elde edilerin veriler sürekli alınıp, takip edilmekte, bu verilere göre klima, havalandırma sistemleri ve nemlendiricilerin çalışmaları ayarlanmaktadır, ayrıca bu sayede klima vs. nin sürekli olarak yüksek seviyede çalışması yerine, öğrenciler dışarıdayken veya akşamları sistem kendi kendine optimum çalışma aralıklarına inmektedir.

    Sonuç :

    • Kolaylaştırılmış takip,
    • Global yönetim sağlanması
    • İnsan ve envanterlerde verimlilik